Hatalı estetik ameliyat durumunda ne yapabilirim?

Hatalı estetik ameliyat durumunda ne yapabilirim?

Hatalı estetik ameliyat durumunda ne yapabilirim?

Estetik ameliyatlar, modern tıbbın sunduğu olanaklarla bireylerin görünümünü değiştirmek ve özgüvenlerini artırmak amacıyla yapılan önemli işlemlerdir. Ancak bu süreçte zaman zaman beklenen sonuçlar elde edilemeyebilir ve hastalar istenmedik komplikasyonlar yaşamaktadır. Estetik işlemler sırasında yaşanan olumsuz sonuçlar ya da hatalı uygulamalar, hastaların yaşam kalitesini doğrudan etkileyebilir. Bu tür durumlarda hastaların haklarını bilmeleri çok büyük önem taşımaktadır.

Estetik müdahaleler sonrasında ortaya çıkabilecek sorunlar, genellikle tıbbi malpraktis olarak nitelendirilmektedir. Malpraktis, bir sağlık profesyonelinin, uzmanlık alanında gerekli olan standartları karşılamaması durumunda oluşan hatalı uygulamalardır. Estetik cerrahlar, uyguladıkları işlemlerde yasal sorumluluk taşımakta olup, hastalara yönelik önlemler almak zorundadır. Eğer bir hasta, estetik bir işlem sonrası beklenmeyen komplikasyonlar veya hoşnutsuzluk yaşıyorsa, bu durum malpraktis olarak değerlendirilebilir.

Estetik ameliyatlarda  hatalı tıbbi uygulama, genel tedavi uygulamaları ile cerrahi operasyonlara göre daha farklı değerlendirilir. Çünkü estetik operasyonlar açısından ağırlıkla vekalet sözleşmelerine ilişkin hükümler yerine eser sözleşmelerine ilişkin hükümler uygulama alanı bulurlar.  Başka bir değişle hastanın olmasını beklediği estetik operasyon sonucunu doktor hastaya vaat ederler.  Bu nedenle estetik operasyonlardan kaynaklanan tıbbi uygulama hatalarına ilişkin uyuşmazlıklarda  hukuki olarak ağırlıkla vekalet sözleşmesine ilişkin hükümler değil, eser sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanmaktadır.

Hatalı estetik müdahaleler sonrasında hastaların atması gereken ilk adım, mutlaka sağlık sorunlarının kaynağını belirlemektir. Bu aşamada, hastaların yaşadıkları sorunları belgeleyerek, gerekli tıbbi raporları temin etmeleri faydalı olacaktır. Estetik operasyon sonrası yaşanan komplikasyonların tıbbi bir değerlendirme ile belgelendirilmesi, ilerleyen süreçlerde yapılacak tazminat davaları için kritik bir öneme sahiptir. Hangi sağlık hizmetinin alındığı, hangi doktorun süreçte yer aldığı ve işlem sırasında yaşanan olumsuzlukların detaylı bir şekilde raporlanması gerekmektedir.
 
Örneğin Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından 2018/479 E. ve 2018/1458 K. sayısı ile 10.04.2018 tarihinde verilmiş olan bir kararda: "Estetik operasyonlarda da yüklenici yani estetik operasyonu yerine getiren doktorun edimini, iş sahibinin yani hastanın amacına ve isteğine uygun şekilde yerine getirmesi zorunludur. Davacının burnundaki şekil bozukluğunun tıbben komplikasyon olarak tanımlanmakla birlikte eser sözleşmesinin niteliği sonucu garanti etmesi nedeniyle gereği burnundaki şekil bozukluğunun 2. bir operasyonla düzeltilmesi gerektiği dosyada bulunan bilgi ve raporlardan anlaşıldığından dosyada mevcut bulunan 10.07.2015 günlü belge ekinde sunulan bilgi ve belgeler ile 25.07.2014 tarihli fatura da gözetilerek davacının yeniden ameliyat olması nedeniyle ödediği bedelin kadri maruf olup olmadığı konusunda son bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp bu bedelin hüküm altına alınması gerekirken tümden maddi tazminat isteminin reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur." şeklinde kararından da görüleceği üzere estetik operasyonlarda yargıtay da eser sözleşmesi niteliği gereği vaad edilen sonucun garanti edilmesi gerektiğini vugulamaktadır.

Hatalı estetik müdahale sonucunda hasta, doktordan kaynaklı bir zarar gördüğünü düşünüyorsa, hukuki süreç başlatma hakkına sahiptir. Malpraktis durumlarında, hasta tazminat talebinde bulunmak için öncelikle bir avukatla görüşmelidir. Sağlık hukuku konusunda uzmanlaşmış bir avukat, hastanın yaşadığı mağduriyeti anlamaya ve gerekli belgeleri toplamak için hangi adımların atılması gerektiği konusunda rehberlik yapmaya yardımcı olacaktır. Avukat, hastanın davası için gerekli olan tıbbi belgeleri temin etmek, tanık ifadelerini almak ve dava sürecini yönetmek gibi kritik görevleri üstlenecektir.

Tazminat davaları, hastaların yaşadığı zararların karşılanması amacıyla açılan hukuki işlemlerdir. Bu noktada, estetik operasyonun niteliği, komplikasyonun ciddiyeti ve doktorun ihmalinin belirlenmesi oldukça önemlidir. Malpraktis davalarında, hasta zararını ispatlamak yükümlülüğüne sahiptir. Bunun için gereken belgeler arasında tıbbi raporlar, hastane kayıtları, operasyon sonrası fotoğraflar ve doktorla yapılan yazışmalar yer alabilir. Ayrıca eğer mümkünse, sebep-sonuç ilişkisini net bir şekilde ortaya koyan uzman görüşleri almak da haklı bir tazminat talebi için elzemdir.
Estetik operasyon hatalarına ilişkin tazminat taleplerinde;

  • Doktorun bu uygulamayı gerçekleştirirken kusurlu davranışta bulunması,
  • Hastaya ilişkin zararın meydana gelmesi,
  • Hastanın uğramış oldığu maddi manevi zarar ile doktorun kusurlu davranışı arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.

Son olarak, hastaların mağduriyet durumlarında karşılaştıkları sıkıntılar, yasal olarak korunma ve hak talebinde bulunma açısından zaman aşımı süreleri,kritik bir öneme sahiptir. Estetik ya da güzellik müdahalelerinde yaşanan komplikasyonlar ve hatalı uygulanmalar sonucunda, tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır. Ancak bu süreç, dikkatli bir şekilde yürütülmeli, tüm yasal prosedürlere uygun şekilde gerçekleştirilmelidir. Unutulmamalıdır ki, sağlık her şeyden önce gelir ve bu nedenle hastaların haklarını korumak, yasal süreçlerinin tarafında yer almak konusunda hukuki destek almak hak kaybına uğramamamız için kritiktir.

Her durumda hukuki yardım almanızı öneririz.

Av.Tuçe Bildik

 

Hatalı estetik ameliyat durumunda ne yapabilirim?

Hatalı estetik ameliyat durumunda ne yapabilirim?

Estetik ameliyatlar, modern tıbbın sunduğu olanaklarla bireylerin görünümünü değiştirmek ve özgüvenlerini artırmak amacıyla yapılan önemli işlemlerdir. Ancak bu süreçte zaman zaman beklenen sonuçlar elde edilemeyebilir ve hastalar istenmedik komplikasyonlar yaşamaktadır. Estetik işlemler sırasında yaşanan olumsuz sonuçlar ya da hatalı uygulamalar, hastaların yaşam kalitesini doğrudan etkileyebilir. Bu tür durumlarda hastaların haklarını bilmeleri çok büyük önem taşımaktadır.

Estetik müdahaleler sonrasında ortaya çıkabilecek sorunlar, genellikle tıbbi malpraktis olarak nitelendirilmektedir. Malpraktis, bir sağlık profesyonelinin, uzmanlık alanında gerekli olan standartları karşılamaması durumunda oluşan hatalı uygulamalardır. Estetik cerrahlar, uyguladıkları işlemlerde yasal sorumluluk taşımakta olup, hastalara yönelik önlemler almak zorundadır. Eğer bir hasta, estetik bir işlem sonrası beklenmeyen komplikasyonlar veya hoşnutsuzluk yaşıyorsa, bu durum malpraktis olarak değerlendirilebilir.

Estetik ameliyatlarda  hatalı tıbbi uygulama, genel tedavi uygulamaları ile cerrahi operasyonlara göre daha farklı değerlendirilir. Çünkü estetik operasyonlar açısından ağırlıkla vekalet sözleşmelerine ilişkin hükümler yerine eser sözleşmelerine ilişkin hükümler uygulama alanı bulurlar.  Başka bir değişle hastanın olmasını beklediği estetik operasyon sonucunu doktor hastaya vaat ederler.  Bu nedenle estetik operasyonlardan kaynaklanan tıbbi uygulama hatalarına ilişkin uyuşmazlıklarda  hukuki olarak ağırlıkla vekalet sözleşmesine ilişkin hükümler değil, eser sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanmaktadır.

Hatalı estetik müdahaleler sonrasında hastaların atması gereken ilk adım, mutlaka sağlık sorunlarının kaynağını belirlemektir. Bu aşamada, hastaların yaşadıkları sorunları belgeleyerek, gerekli tıbbi raporları temin etmeleri faydalı olacaktır. Estetik operasyon sonrası yaşanan komplikasyonların tıbbi bir değerlendirme ile belgelendirilmesi, ilerleyen süreçlerde yapılacak tazminat davaları için kritik bir öneme sahiptir. Hangi sağlık hizmetinin alındığı, hangi doktorun süreçte yer aldığı ve işlem sırasında yaşanan olumsuzlukların detaylı bir şekilde raporlanması gerekmektedir.
 
Örneğin Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından 2018/479 E. ve 2018/1458 K. sayısı ile 10.04.2018 tarihinde verilmiş olan bir kararda: "Estetik operasyonlarda da yüklenici yani estetik operasyonu yerine getiren doktorun edimini, iş sahibinin yani hastanın amacına ve isteğine uygun şekilde yerine getirmesi zorunludur. Davacının burnundaki şekil bozukluğunun tıbben komplikasyon olarak tanımlanmakla birlikte eser sözleşmesinin niteliği sonucu garanti etmesi nedeniyle gereği burnundaki şekil bozukluğunun 2. bir operasyonla düzeltilmesi gerektiği dosyada bulunan bilgi ve raporlardan anlaşıldığından dosyada mevcut bulunan 10.07.2015 günlü belge ekinde sunulan bilgi ve belgeler ile 25.07.2014 tarihli fatura da gözetilerek davacının yeniden ameliyat olması nedeniyle ödediği bedelin kadri maruf olup olmadığı konusunda son bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp bu bedelin hüküm altına alınması gerekirken tümden maddi tazminat isteminin reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur." şeklinde kararından da görüleceği üzere estetik operasyonlarda yargıtay da eser sözleşmesi niteliği gereği vaad edilen sonucun garanti edilmesi gerektiğini vugulamaktadır.

Hatalı estetik müdahale sonucunda hasta, doktordan kaynaklı bir zarar gördüğünü düşünüyorsa, hukuki süreç başlatma hakkına sahiptir. Malpraktis durumlarında, hasta tazminat talebinde bulunmak için öncelikle bir avukatla görüşmelidir. Sağlık hukuku konusunda uzmanlaşmış bir avukat, hastanın yaşadığı mağduriyeti anlamaya ve gerekli belgeleri toplamak için hangi adımların atılması gerektiği konusunda rehberlik yapmaya yardımcı olacaktır. Avukat, hastanın davası için gerekli olan tıbbi belgeleri temin etmek, tanık ifadelerini almak ve dava sürecini yönetmek gibi kritik görevleri üstlenecektir.

Tazminat davaları, hastaların yaşadığı zararların karşılanması amacıyla açılan hukuki işlemlerdir. Bu noktada, estetik operasyonun niteliği, komplikasyonun ciddiyeti ve doktorun ihmalinin belirlenmesi oldukça önemlidir. Malpraktis davalarında, hasta zararını ispatlamak yükümlülüğüne sahiptir. Bunun için gereken belgeler arasında tıbbi raporlar, hastane kayıtları, operasyon sonrası fotoğraflar ve doktorla yapılan yazışmalar yer alabilir. Ayrıca eğer mümkünse, sebep-sonuç ilişkisini net bir şekilde ortaya koyan uzman görüşleri almak da haklı bir tazminat talebi için elzemdir.
Estetik operasyon hatalarına ilişkin tazminat taleplerinde;

  • Doktorun bu uygulamayı gerçekleştirirken kusurlu davranışta bulunması,
  • Hastaya ilişkin zararın meydana gelmesi,
  • Hastanın uğramış oldığu maddi manevi zarar ile doktorun kusurlu davranışı arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.

Son olarak, hastaların mağduriyet durumlarında karşılaştıkları sıkıntılar, yasal olarak korunma ve hak talebinde bulunma açısından zaman aşımı süreleri,kritik bir öneme sahiptir. Estetik ya da güzellik müdahalelerinde yaşanan komplikasyonlar ve hatalı uygulanmalar sonucunda, tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır. Ancak bu süreç, dikkatli bir şekilde yürütülmeli, tüm yasal prosedürlere uygun şekilde gerçekleştirilmelidir. Unutulmamalıdır ki, sağlık her şeyden önce gelir ve bu nedenle hastaların haklarını korumak, yasal süreçlerinin tarafında yer almak konusunda hukuki destek almak hak kaybına uğramamamız için kritiktir.

Her durumda hukuki yardım almanızı öneririz.

Av.Tuçe Bildik

 

Whatsapp ile görüş

Abaküs Yazılım